Sağlık eski Bakanı ve MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş Sağlıkta Tam Gün Çalışma Yasa Tasarısı ile ilgili TBMM Genel Kurulunda söz alarak konu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu
YALNIZCA UZMANLIK EĞİTİMİ
“Bu önergeyi, üniversite statüsünün eğitim hastanesinden önce geldiğini belirtmek için… Düzeltme, bir redaksiyondur. Bu düzeltmeye niye katılmıyorsunuz? Sağlık Bakanlığı eğitim hastaneleri yalnızca uzmanlık eğitimi verir. Üniversite fakülteleri bizatihi eğitim kurumudur. Onun için, yazarken, sıralamada, önce üniversite hastanelerini, sonra Sağlık Bakanlığı hastanelerini yazmak etik bakımından da doğrudur.
BU İBAREYE GEREK YOK
Asıl benim önergeyi vermemdeki gerekçe: Silahlı Kuvvetler ihtiyacını gidermek için maddede ifade edilen “Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında veya üniversite hastanelerinde görevli öğretim üyeleri ile diğer sağlık personeli haftanın belirli gün veya saatlerinde veya belirli vakalar ve işler için Sağlık Bakanlığı veya Yükseköğretim Kurulu tarafından görevlendirilir.” ibaresine gerek yoktur.
PERSONEL BAŞKA BİR HASTANEDE GÖREV YAPABİLİR
657 sayılı Yasa’ya göre, Sağlık Bakanlığı personeli ya da üniversite personeli bir başka üniversitede görev yapabilir. Bir örnek vereyim: Acil vakalar bunun da tamamen dışındadır. Gece yarısı bir trafik kazasında Ankara Hastanesine mezenter arter yırtılmasıyla bir hasta geldi. Ne ameliyatta damar setimiz var ne de damarı dikecek doktorumuz var. Ankara Üniversitesini aradım, 2 doktor setleriyle geldiler, sabaha kadar çalıştılar. Bunun müeyyidesi var mı? Yok.
KANUNİ DÜZENLEMEYE GEREK YOK
Bakanlığım döneminde Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığının klinik şeflerini ve baş asistanlarını iki yıl süreyle, belli aralarla Azerbaycan birinci kliniğinde görevlendirdim. Bakü’de ameliyat yapılamıyordu, şimdi açık kalp ameliyatı yapılıyor. Bunun için kanuni düzenlemeye gerek yok. Biliyorum, askeriyenin doktor açığı var, illa da bunu burada belirtin diye onlar koydurmuşlar ama bunu Bakanlığın kötü kullanacağı, sürgün ve kıyımlar için kullanacağı endişesini taşıyorum.
AKDAĞ GÖREVİ BIRAKACAK
Kısa süre sonra bu görevi Sayın Akdağ bırakacak, başkaları alacak. Onlar da farklı kullanabilir diye bu maddenin bu tarafının düzeltilmesini istiyorum. Değerli arkadaşlarım, özel hastanelere 35 katrilyon, Sağlık Bakanlığı hastanelerine 12,6 katrilyon, üniversite hastanelerine 9 katrilyon, sosyal güvenliğin 56 katrilyonluk parasını aktarıyorsunuz. Bütçe buna göre düzenleniyor. Siz özelleri alabildiğine maddi olarak devlet kaynaklarıyla destekliyorsunuz.
MAAŞLARLA İLGİLİ AÇIKLAMA VAR MI
Öğretim üyesi geldi Ankara Üniversitesinden, Bakan tevil yoluna geçmeden açıkça söylesin: Doktor maaşlarının artırılmasıyla ilgili bir açıklaması var mı? Burada doktor maaşı yok. Burada ne var? Siz yahni yapacaksınız, soğanı doğramışsınız, gözleriniz yaşarmış ama et kasapta. Kasaptaki ete soğan doğruyorsunuz. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi hâlen döner sermayede yüzde 200 olan tavanı ödeyemiyor. Bir daha söylüyorum: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hacettepe ve Gazi Üniversitesi döner sermayesi en yüksek üniversite hastaneleridir. Ankara Üniversitesinin ödediği para yüzde 125’tir. Yüzde 800’ü nereden bulacak da ödeyecek?
SEN ÇALIŞ, HASTAYI GETİR BUL, PARAYI DA KAZAN
Hacettepe Üniversitesi Rektörünün açıklaması var. Değerli arkadaşlarım, diyor ki: “Sarf malzemesi alamıyorum.” Yok böyle bir para. Arkasından askerleri hekimlere düşman ediyorsunuz, mühendisleri, diğer meslek gruplarını… 17 milyar maaş verecekmiş… Nereden vereceksin? Namusluca söyle, bir lira zam yapıyor musun maaşına? Emekliliğinde namusluca bir lira zam yapıyor musun? Yok. Sen çalış, hastayı getir, bul, parayı da kazan.
HEKİM AÇIĞIMIZ VAR
Ben olsam şunu yapardım arkadaşlar: Hekim açığımız var, ihtiyacımız var. Muayenehane hekimine, akşam saati gel, üniversitede ameliyatını yap, eğitim hastanesinde ameliyatını yap, parasını cebinden hasta versin, Sosyal Güvenlik Kurumu da parasını döner sermaye olarak üniversiteye ya da kamu hastanesine versin. Niçin? Hekim açığım var. Bir üroloji doçenti senelerce Gazi Üniversitesine taşındı oradaki arkadaşlara TUR öğretti, şimdi Denizli’de. Ankara Üniversitesinde laparoskopik cerrahi yapan genç arkadaşım diyor ki: “Bana sıfır maaş versin devlet, muayenehanemi kapatmasın. Ben laparoskopik cerrahi eğitimi veriyorum, eğiteceğim elemanları, izin versinler eğitmeye devam edeyim, hastamı da dışarıda ameliyat edeyim.
16:00’DA HASTANEYİ BOŞALT DİYORSUNUZ
Siz 1 milyon 870 bin saat devlet mesaisini hibe ediyorsunuz. Hekime ihtiyacınız var, bütün hekimlere “Saat 16.00’da hastaneyi boşalt.” diyorsunuz. Yapmayın, inandırıcı olun. Tam günü istiyorsanız hekimler saat 17.00’ye kadar çalışmalı, bütün hekimler 17.00’ye kadar çalışmalı. 17.00’den sonra çalışan özel hekim, parasını vermek kaydıyla üniversite hastanesinde ameliyatını yapsın, eğitime katkı sağlasın, devlet hastanesinde yapsın ama siz “Hekim muayeneden geçmeyeni yatırmıyor.” diyorsanız bu sizin beceriksizliğiniz.”